ERC Discussion Forum

[ Contents | Search | Post | Reply | Next | Previous | Up ]


Özbekistan’daki trajedi

From: Muhammed Salih (Özbekistan ERK Demokratik Partisi Lideri)
Date: 15 Jul 1999
Time: 22:49:04
Remote Name: ts030d01.lax-ca.concentric.net

Comments

*******

16 Subat’ta Taskent’te patlayan bombalar, ‘kendine yönelik suikast’ nedeniyle 4 bin muhalifi tutuklatip üç dakikalik durusmalarla hapse mahkûm ettiren diktatör Kerimov’un isine yaradi Son haftalarda Türk basininda Özbekistan diktatörü Kerimov yönetimince hazirlanan senaryolara dayanilarak, lideri oldugum parti ve sahsima yönelik olarak yorumlar yapilmasini hayret ve esefle takip ediyorum. 16 Subat günü Taskent’in bes ayri yerinde, bir-iki dakika arayla patlamalar olmus, birçok vatandas ölmüstür. Özbek yönetimi bu olayi ‘Kerimov’a yönelik suikast!’ olarak ilan etmis; fakat Türkiye’den baska hiçbir ülke bunu ciddiye almamistir. Bu iddia dogru bile olsa, biz, üç-dört bomba patlatip meshur olmak isteyen cahillerden degiliz! En büyük ideal ugruna, vatan, hatta din ugruna bile insanlari öldürmek bir cinayettir. Bizim teröre bakis açimiz budur! 16 Subat’ta bomba patlatanlar, ister Tahir Yoldasev’in adamlari, isterse Kerimov’un provokatörleri olsun, Özbek halkina en büyük kötülügü yapmislardir. Bu patlamalardan en fazla zarar gören, halkin gerçek temsilcisi olan, siyasi muhalefettir. Patlamalar tek bir kisinin yararina olmustur ki o da teröre karsi önlem bahanesiyle kendi terörünü estiren Devlet Baskani Kerimov’dur. Üç ay içinde 4 binden fazla muhalif tutuklanmis ve Stalin devri mahkemelerini andiran ‘üç dakikalik durusma’larda 10-20 yil hapis cezasina çarptirilmislardir. Bu konuda tüm haber ajanslari (Türkiye basini hariç) dünya kamuoyuna gerçekleri duyurmaktadir. Internet sitelerine bakin, bugünkü Özbekistan manzaralarindan dehsete düseceksiniz. Benim baskanligini sürdürdügüm Özbekistan ERK Demokratik Partisi, Özbek halkinca desteklenen ve genis tabana hitap eden bir teskilattir. Böyle bir parti nasil olur da tabani Özbekistan’da olmayan bir küçük grupla isbirligi yapabilir? Bizim, ‘Tahir Yoldasev Grubu’ diye adlandirilan hiziple uzaktan yakindan bir ilisigimiz yoktur, olamaz da. Çünkü bu takimlari biz kendimize ne yakin görürüz, ne de rakip! Bizim tek rakibimiz Özbekistan’daki totaliter rejimdir! Suikastin sorumlulari Peki, bu olaylari sahneleyen kim? Patlamalardan hemen sonra su üç ihtimal üzerinde durmustum: 1- Dogrudan rejimin kendisi; 2- Kerimov yönetimindeki Kerimov karsiti bir grup; 3- Radikal gruplardan birinin eliyle Özbek Milli Güvenlik Teskilati’nin (KGB) provokasyonu olabilir.

Bu ihtimalleri, mahkemeler baslamadan önce kaleme almistim. Mayis ayinda baslayip haziran sonunda biten mahkeme durusmalari, 3’üncü ihtimalin gerçege en yakin oldugunu göstermistir. Bize gelen saglikli istihbarata göre: 1- 16 Subat’taki patlamalarin bas planlayicisi olarak yargilanan ve idama mahkûm edilen Bayram Abdullayev, olaydan iki ay öncesinde (Aralik 1988) yakalanmisti ve olay günü de Özbek KGB’since sorguya çekiliyordu. 2- Yine olaylarin planlayicilarindan oldugu ilan edilen ve 20’ser yil agir hapse mahkûm edilen saniklar Abdulnebi Nisanbayev ve Nazarbek Umarov ise 16 Subat’tan 11 ay önce, Nisan 1988’de tutuklanmis ve yine KGB’nin bodrumunda olay gününe kadar hapis tutulmustur. 3- Patlamalardan bir hafta önce Özbekistan Güvenlik Teskilati’nin baskan yardimcisinin riyasetinde bir heyet Türkiye’ye geliyor ve Türk makamlarindan hudut kapilarindan Türkiye’ye giris yapan Özbek turistlerinin kimliklerini arastirmak için izin istiyor; bu isteklerini de ‘Teröre karsi önlem’ diye sunuyor. Her halde bu talebe izin veriliyor ki bunlar ‘Özbekistan Muhalefet Cephesinde Birlik Hareketi Temsilcisi Alitay Zolyaksiyev’in ailesi’ Kanada’ya hareket ederken Yesilköy Havalimani’nda Özbek KGB’cileri tarafindan engelleniyor. Fakat BM’nin verdigi ‘Mülteci Belgesi’ onlari kurtariyor. 4- 16 Subat’tan sonra Türkiye’de yakalanip Özbekistan’a iade edilen Askarov ve Mamatkulov’un da ayni sekilde tutuklanmis olduklarindan simdi kimse süphe etmiyor. 5- Herkes de bilir ki ‘suikast’ birkaç saniyede icra edilmesi gereken bir eylemdir. Kerimov’a suikast diye sunulan patlamalar, sehrin çesitli noktalarinda kisa araliklarla olmustur. Sanki suikastçi: “Sayin Kerimov, size bir suikast düzenlemistik, ilk bombamiz isabet etmedi, lütfen hemen su semtlerden de geçin, digerleri bosa gitmesin!” diyor. Ve sonra failler, elini kolunu sallayarak oralardan uzaklasiyor.

Senaryo bu! Halbuki Taskent’i bilenler de teslim eder ki, o semtlerin her karisi gece gündüz emniyet birimlerince gözetim altinda tutulur. Oraya patlayici dolu arabalarla girmek söyle dursun cebinde oyuncak tabanca bile sokamaz insan! Gerçek olan su ki, Kerimov, kendisine karsi teskilattan, dis destekli Vahabi diye bir radikal grubu tespit ediyor. Bu grubun elemanlari yurt içi ve disinda takip ediliyor. Kimini tutukluyor, kimini de isbirligi yapmaya zorluyor; kimini de disarda birakarak sürekli gözetim altinda tutuyor! 1999 yili sonunda yapilmasi gereken parlamento seçimleri ve 2000’lerdeki baskanlik seçimleri yaklasirken Kerimov’un evhamlari yükseliyor! ERK Partisi bu seçimlere katilmak için harekete geçmis, uluslararasi teskilatlardan baskilar gelmeye baslamistir. Kerimov’un kurnaz aklina yine o eski metodu kullanma fikri geliyor ve o kontrol altinda tuttugu Vahabilerden faydalanarak kendisine karsi güzel bir suikast plani çiziyor. Bu senaryoyu uygulayacak unsurlar üç grupta rol alacakti: Özbek KGB’si ‘yönetici olarak’; tutuklu Vahabiler ‘danisman’, disardakiler ise ‘icraci’ olacakti ve öyle oldu galiba... Bu planin oyun oldugunu sonuna kadar anlamayan da disaridaki ‘icraci’lardi. Onlar gerçekten zalime kasri cihat ediyoruz diye düsünüyordu!

Aleyhte delil yok! 16 Subat mahkemelerinin tek amaci Özbek halkinin sözcüsü olan siyasi muhalefeti terörist ilan etmek ve onu cezalandirmak için Bati devletlerinin ve dünya kamuoyunun onayini almakti. Diger bütün komponentler bu amaca hizmet etmeliydi; etmedi! Kerimov’un siddetli baskisina ve saniklarin iskence altinda verdikleri tüm asilsiz ifadelere ragmen, mahkeme ERK Partisi ve benim 16 Subat provokasyonuyla ilgili oldugumuza dair tek delil ortaya koyamamistir. Bu fiyasko Kerimov’u deliye döndürdü ve o simdi Salih’i destekledi zanniyla öcünü Türkiye Cumhuriyeti’nden almaya kalkiyor. Kerimov, benim Türkiye sempatizani oldugumu ta 80’lerden beri biliyor. Türkiye Türkçesinden Özbek Türkçesine çevirdigim tüm kitaplarim elinde mevcut! Fakat ben, Türkiye Devleti tarafindan hiçbir zaman destek görmedim. Buna Kerimov sükür etmeliydi. O ise sükür yerine daima küfrü tercih etti! Sadece bugün degil, daima, hiçbir zaman Türk dostu olmadi, tam tersine ‘Türkiye düsmanligi’ni ‘Devlet politikasi’ haline getirdi; Türkiye’nin düsmanlariyla dost oldu, ittifaklar yapti! Buna ragmen Türk Devleti Kerimov’un bütün ikiyüzlülüklerini, kaprislerini; benzersiz bir sabirla karsiladi! Dogrusu ben, Özbek Cumhurbaskani’na gösterilen bu tabiiyetten kimi zaman onur duydum; fakat artik bu temasadan bir Özbek Türkü olarak utanç duymaya basladim!

‘Içislerinize karismayiz’ Özbekistan’daki yönetim, halkimizi, köle haline getirmege çalisiyor. Bunu da Özbekler adina, Özbek halkinin iradesi olarak kamuoyuna takdim ediyor. Kerimov, “Özbek halki demokrasiye hazir degil!” diyor ve bunu komsu devletler rahatlikla yutuyor! Kerimov, “Özbek halki, istikrarli yasamasi için onun bir kismi zindana atilmali, bir kismi sürgün edilmeli, diger bir kismi da öldürülmelidir!” diyor. Ve etrafindaki devletler buna da bas salliyor: “Içislerinize karismayiz, ne yapsaniz kendi halkiniz!” diyorlar. Diktatör bundan mennun, ne isterse onu yapmaya basliyor! Bugüne dek yaptiklarinin Ortadogu’da Saddam’in, Balkanlarda Miloseviç’in yaptiklarindan farki yoktur. Ülkede üretim düsüyor, enflasyon saat basi yükseliyor; yolsuzluk devleti sariyor; mafya mesrulasiyor; halk açliktan çocuklarini pazarda satmaya basliyor; ülke bir iç savas esigine geliyor! Ama Kerimov’un tüm derdi muhalefeti yok etmek! Sözümün sonuna sunu eklemek istiyorum: Kerimov’un Islam fundamentalizmi korkusu yoktur; çünkü Sünni Türk-Islam bölgelerinde bu tehlikenin kendisi yoktur! Kerimov’u korkutan tek sey iktidari kaybetme paranoyasidir. Ülke içerisinde estirdigi terör, ülke disinda sürdürdügü diplomatik baskilar da bu muhalefeti yok etmeye yöneliktir. Zaten Özbekistan’in diger devletlerle yaptigi adli anlasmalarin amaci da budur. Hiç süpheniz olmasin ki Kerimov, yolunu bulsaydi Türkiye Cumhurbaskani’ni bile suçlayacakti, anlasiliyor ki yolunu bulamadi. Ve Türkiye’nin eski basbakanini seçti! Ne diyeyim, Allah hepimizi Kerimov’un serrinden korusun!... Muhammed Salih: Özbekistan ERK Demokratik Partisi Lideri

______________________________________________________


Last changed: November 07, 2003